
Bu yazımda sizlere Lateral Epikondilit yani Türkçe ismiyle tenisçi dirseğinden bahsedeceğim. Tenisçi dirseği, dirseğin dış tarafındaki kemik çıkıntıda ağrı ve hassasiyetle karakterize bir hastalıktır.

Dirsek eklemi kolun üst kısmındaki humerus adındaki kemikle kolun alt kısmındaki ulna adlı kemik arasında yer alır. Humerus kemiğinin alt kısmındaki kemik çıkıntılara epikondil adı verilir. Dıştakine lateral epikondil denir ve buna bazı önkol kaslarının kirişleri yapışır. Tenisçi dirseği elin ve bileğin düz tutulması ve kaldırılmasını sağlayan önkol kaslarının fazla kullanılmasından kaynaklanan bir durumdur. Bu kaslar aşırı kullanıldıklarında kirişler tekrarlayıcı bir şekilde tutundukları nokta olan lateral epikondili çekerler.
Tenisçi Dirseğinin Nedenleri?
Lateral epikondilitin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte aşırı kullanım ve mikro travmalar hastalık oluşumunu etkiler.
* Aşırı kullanım: Bu hem iş hem de işle ilgili olabilir. Aşırı kullanım, boya, oto-mekanik işler, bilgisayarda klavyenin sürekli kullanımı vb. “Tekrarlayan” kavrama ve kavrama faaliyetlerinden kaynaklanabilir. Özellikle ev hanımlarında tekrarlayan hareket ev işlerinde fazla olduğundan çoğunlukla Tenisçi Dirseği görülmektedir. Sürekli bu kası çalışan tekrarlı ve sık hareket sonucunda oluşabilmektedir.
* Travma: Daha az yaygın olmasına rağmen, dirseğe doğrudan darbe geldiğinde dejenerasyona yol açabilecek tendonun şişmesine neden olabilir. Bu, dirseği aşırı yaralanmaya karşı daha duyarlı hale getirebilir.
![]()
Belirtileri nelerdir?
Lateral epikondil üzerinde olan ve ön kola yayılım gösteren ağrı, döndürme, bükme, kavrama, ağır taşıma ve sık tekrarlı yapılan aktivitelerle artış gösterir. Akut dönemde eklem hareket açıklığı tam veya tama yakındır. İstirahat bu dönemde ağrıyı azaltır.
Kronik dönemde ise; fonksiyonel etkilenim, motor kontrol kayıpları, kas kuvvetinde değişim, kavrama kuvvetinde azalma ve günlük yaşam aktivitelerinde etkilenimleri oluşur. Hareket limitlenir ve ağrı oluşur. Hastalar, sıklıkla akşamları artan ağrıdan ve sabahları oluşan eklem sertliğinden şikâyet ederler.
Tedavi süreci nasıl planlanmalıdır?
Tenisçi dirseği tedavisinde; el ve bileği kullanım şekli bu kas grubunu dinlendirecek şekilde düzenlenir. İlaç tedavisi düzenlenir. Ağrılı bölgeye uygulanan jel ve ağızdan kullanılacak anti-romatizmal ilaç tedavisi ilk basamakta kullanılan ilaçlardır.
Eğer bu önlemlerle düzelme olmazsa veya ağrının şiddetine bağlı ilk basmakta dirsek bandı, epipoint denilen bant kullanılabilir. Bu bandın kullanım amacı; bu kas grubunun kasıldığında dirsekteki ağrılı bölgeden değil, ağrılı bölgeden aşağıya, kasın üzerine uygulanan banttan kuvvet alması, ağrılı bölgenin dinlendirilmesidir. Dirsekten el bileğine doğru yayılan ağrılı tablolarda el bileği atelleri kullanılabilir.

Bu aşamada hafif formda olanlar genellikle iyileşmiş, en azından zorlanmadığı zaman ağrı yapmaz hale gelmiş olurlar. Orta ve ağır formlarda tenisçi dirseği tedavisinde cevap alınır ancak yetersizdir, ağrı devam eder, elini kullanmakta zorluk çeker. Ağrı sıklıkla dominant yani sıklıkla kullanılan tarafta olduğu için (solaklarda sol dirsek gibi) günlük yaşamda elini kullanmak durumunda kalırlar. Bu da ağrının devam etmesine yol açar.
Bu durumdaki hastalar veya ağrısı geçip daha sonra tekrarlayan hastalarda bu kez farklı uygulamalar yapılır. Fizik tedavi uygulanır.
Fizyoterapi Uygulamaları:
Rehabilitasyonun temel hedefi; ağrısız tam fonksiyona dönüşü sağlamak, esnekliğin restorasyonu, tendona binen aşırı gerimin azaltılması ve kas dengesinin yeniden sağlanmasıdır.
Fizyoterapi; istirahat, soğuk uygulama, manipulasyon, yumuşak doku mobilizasyonu, fasya gevşetilmesi, derin friksiyon masajı, elektroterapi uygulamaları, ortezleme, egzersiz ve bantlama uygulamalarını içermektedi
















