
Eğitim Politikası yapılandırırken, eğitimi oluşturan her basamağı iyi düşünmeli ve uygun bir politika uygulanmalıdır.
Çocuk gelişiminde sıfır – sekiz yaş çok önemli. Adeta bir binanın sağlam olması için dökülen çimentonun kalitesi kadar önemli. Kaliteli bir altyapı oluşturmazsanız üzerine inşa edilen her yapı güvenli olmayacaktır. Kısmet ve kadere bırakılmamalı. Yapıyı oluştururken, ana karnından itibaren güvenli bir gelecek oluşturmak için ( Küba örneğinde olduğu gibi) devletin kontrolu şarttır. Ana karnından itibaren bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı. Aile eğitimi programları oluşturup uygulanmalıdır(Ailenin yapısı, bulunduğu ortam, yaşam şartları, ekonomik durum vs. dikkate alarak ) .Çocuklar arasında fırsat eşitliği ve hakkaniyet dengesini, devletin uygulayacakları politikalar ile oluşturulmalı. Sıfır- sekiz yaşta var olan durumu analiz edip iyi değerlendirme ile yeniden yapılandırılmalıdır. Yalnız akademik değil fiziksel, sosyal ve duygusal yönünü de dikkate almalıyız. Küçük yaştan öğrencilerde öz- değerlendirmeyi geliştirecek şekilde bir çalışma yapılmalıdır( Finlandiya örneğinde olduğu gibi) .Her bireye ayrı bir program uygulamalı gelişimine göre yapılandırma yapılmalıdır( Singapur örneğinde olduğu gibi) .

İlköğretimde her okula rehber öğretmen atanmalı. Covid süresince ihtiyaç daha da belirgin olmaya başladı. İmkân varsa okullara bir hemşire ( Amerikada olduğu gibi) atanmalıdır. Virusün bu kadar saldırgan oduğu bu dönemde sağlık ilk sırada gelir. Yasada olmasına rağmen 100 kişilik yardımcı öğretmeni atayamayan bir ülke bunları nasıl başaracak. Her okulun bütçesi olmalıdır. Ya da eğitim olarak 74 ayarlarına dönmeliyiz. 74 – 75 de yapılan eğitimi incelemenizi ve günümüzle kıyaslamanızı istiyorum.
Özel eğitim, pandemide sınıfta kaldığımız konulardan biri. Ailelerle görüşme yapıldığında sorunun büyüklüğü ortaya çıkıyor. Özel Eğitim yasası çıkarılamadı. Özel eğitim yasasında üstün zekâlı çocukları da unutmamalıyız.( Türkiyede olduğu gibi bireyselleştirmiş eğitime önem vermeliyiz). Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukları akranlarından ayırmadan, ötekeleştirilmeden iç içe bir program hazırlamalıyız. Bu çalışma yapılırken ailelerden, uzmanlardan, Eğitim Bakanlığı ilgili birimden, özel eğitim kurumlarından bilgi alarak politika oluşturulmalıdır. Üstün zekâlı çocuklar ile ilgili Ortak Hizmetler Daire’sinin yaptığı çalıştaydan sonra uygulama programları hazırlanmalıdır.
Kıbrıs’taki siyasiler eğitim politikasında en çok söyledikleri üç cümle şöyledir. “Tam gün eğitim” , “ Mesleki Eğitim Yeniden Yapılandıracak” , Yükseköğrenim Müsteşarlık Olsun” v.s.
Mesleki teknik, ortaöğretimin iç içe olacağı bir yapı oluşturulabilir. Örnek olarak ahşap işi çalışmak isteyen fen lisesi öğrencisi Sedat Simavi Meslek Lisesine, Sedat Simavi’den bir öğrenci Fen lisesindeki labaratuvarda deney yapabilsin. Öğrenciler eleştirel düşüncelerini geliştirmek için Türk Lisesi’nin Felsefe Kulübü’ndenki etkinliklerde bulunabilirler. Ya da Anafartalar’daki bir öğrenci Turizm Meslek Lisesinde mutfağı kullanabilme şansı olsun. Okullar kapanma saati olmayan bir yapıya dönüşebilir. Öğrencilerin çekim merkezi, hobilerini geliştiren, ilgililerini çeken olaylar hakkında bilgi merkezi oluşturulabilir. Etkinliklerle Öğrencilerin akademik, fiziksel, duygusal ve sosyal yönlerini geliştiren rehberlik merkezi olabilirler. Öğrenciler istedikleri okulda, istedikleri etkinliklere katılma fırsatları olsun. Okulların müfredatlarından bahsetmeyeceğım. Müfredat konusunda değişiklik yapmak zor gibi. Yöneticiler belki geçici 10. Madde’den korkarak değişiklik yapamıyorlar. Bu kadar yoğun bir programı uygulamak kolay değıl. Bu programda bireysel değerlendirme, değişim ve gelişimini sağlamak imkânsız. OECD’ye göre ideal okul da öğrenci sayısı ortalama 500. LTL’de 1100 öğrenci okuyor. İdeal sınıf sayısından bahsetmeyeceğim. Bazı okullarda 35 kişilik sınıflar, şanslı sınıflar oluyor. Öğrenci sayısı 20-25 arasında olmalı ama sınıfın fiziki yapısı da uygun olmalı. Tüzüğümüze göre bir öğrencinin 2 m2 bir alana ihtiyacı var. Bir öğrencinin sınıf içinde 36 m3 temiz havaya ihtiyaç var. Yazılacak düzeltilmesi gereken çok konu var. Sorunları düzeltecek, mükemmel okulları yaratacak gücümüz olduğuna inanıyorum.
















