ManşetTurizm

Ülkemizin En Ünlü Turizm Ürünü: Kadın! 

Başardık! Artık dünya üzerinde tanınıyoruz…

Yüksek lisans tezime başlık aradığım bir dönemde, resepsiyonist olarak gece vardiyasında çalışıyordum. Saat sabahın ikisinde telefon çaldı. Arayan misafir bir Nescafe istiyordu.

Resepsiyonda yalnızdım, restoran bölümü (muhtemelen) uyuyordu; güvenliği arayıp yerimde durmasını istedim. Sonuçta, servis edilecek şey bir fincan kahveydi. Hazırladım ve odaya çıktım. 22 yaşında, turizme duyduğum sevgi, bir geceliğine nefrete dönüştü. Kapıyı yarı çıplak bir kadın açtı, içeride diğer iki kadın yastık savaşı yapıyordu. Göbekli bir “misafir”, “Gel evladım” diye seslenince yaşadığım şoku attım ve o an tez konumu belirledim: ‘Gece kulübü sektörünün turizm üzerindeki olumsuz imajı’.

Konuyla ilgili ilerleyen zamanlarda araştırma yapıp, kitap haline getirdiğim tez çalışmasını İngilizce olarak Google’layıp bulabilirsiniz… Kadın, bir turizm ürünü olarak bu kadar ön plana çıkmamalıydı. Aldığım eğitim, tecrübe ve edindiğim bilgilerle tecrübe ettiğim durum tamamen çelişiyordu.

Hayalimdeki turizm sektöründe, misafir memnuniyeti için hizmet standartlarını sürekli artırmak, insanların yüz yüze veya online yorumlarıyla eksikleri tespit edip, geliştirmek ve en yüksek hizmet kalitesine ulaşmak vardı. Ancak o gün anladım ki, bu idealist bakış açısı kimileri için saçma, kimileri için komik, kimileri içinse tamamen anlamsızdı.

Onların dünyasında olay sadece parayla ilgiliydi; ve kazandığı parayı artırarak, misafiri tesiste tutmak adına kumarda güzel kaybeden bir misafire sundukları ‘ürün’le…

Taksicilerin, ulaşım sahasında barınmak adına, anlaştıkları casinolu otellerden gelir elde etmek için, turistlere kataloglarında sundukları ‘ürün’le…

Ahlakımızı bozan, değerlerimizi yerle bir eden sadece Türkiye’de değil, dün itibariyle dünyada da nam yapmış bir ‘ürün’le…

Kadın..

Kumarı veya casinoları kötülemek adına yazdığım bir yazı değil…

Etkileri tartışılabilir fakat konumuz şimdilik farklı… Bu durumları dile getirmekten korkan çok kişi var, ama kadını turizm alanında menüde bir hamburger, otelde bir oda, uçakta bir koltuk gibi satan zihniyeti desteklemekten çekinmeyenler de var. O zaman ben konuyla ilgili düşündüklerimi paylaşabilirim.

Turizm ürünü olan seks işçilerine, polise yakalanınca “Bu misafire aşık oldum” dedirtip sistemi meşrulaştıran bir yapı var. Bu bir eğitim… Şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemler bunlar…

Düşünün turizm sektörüne hizmet etmek adına, turizmde rehberlik yaparak tarihi ve kültürel değerlerimizi ziyaretçilerle buluşturmak için kendinden geçen insanlar var. Benim gibi uygulamalı eğitime gönül vermiş akademisyenler Ön büroda giriş işlemleri nasıl yapılır, restoranlarda farklı tekniklerde nasıl servis yapılır, farklı departmanlarda misafir nasıl karşılanır, uğurlanır, kat hizmetlerinde, belli restoranlarda (tabağa farklı şekillerde ürün servis etmek gibi) standartlar nasıl oluşturulur vb. konularda kendimi geliştirip bu konuda öğrencilerime veya otelde çalışanlara eğitim verirken, farklı turizm şekillerini (erişilebilir turizm, eko-turizm, sürdürülebilir turizm vb.) öğrenmek ve daha iyi öğretmek adına canını yiyen kişiler varken, adamların verdiği eğitime bakın!

Yazmaktan utanıyorum… Bu işletmeler kağıt üzerinde eğlence mekanı… Buraları kapansın polemiğine de girmeyecem fakat en azından dansçı görünümlü, seks işçisi görevinde çalışan kadınlar daha güvenli şartlarda çalışsın, bu tip mekanlardaki güvenlik artırılsın (ateş açılma olayları vb.) ve bu mekanların bölgeyi sosyo-kültürel olarak olarak etkilemediğinden emin olalım.

Casino hizmetleri, Las Vegas’taki gibi ihtişamlı olabilir; ancak o beş yıldızlı otellerin kapısından çıkınca veya yalanım olmasın, bir sonraki sokakta yollar vasat, aydınlatma yok, kısacası altyapı eksik! Casinoların geleceği bu satırlarla değişmeyecek, ama yapılabilecek çok düzenleme var… Tıpkı gece kulüplerinde olduğu gibi…

Bu ülkenin seks turizmine ihtiyacı yok! Mevcut düzende bu cümleyi kurarsak yalan söylemiş, hatta kendimizi kandırmış oluruz. Fakat seks turizminin oluşturacağı sıkıntılara çözüm üretmeliyiz.

Madem içerisi Las Vegas gibi, o zaman kadınları bu kadar araçsallaştırmaya gerek yok! Bu mekanlardaki gelirlerin sürdürülebilir turizme, eko turizme ve gastronomi turizmine daha fazla aktarılması şart…

Ülkede yaşayan her bireyin (eğer gerçekten geleceğini düşünüyorlarsa) kültürüne, gelenek ve göreneklerine, doğasına ve tarihine sahip çıkmaya ihtiyacı var.. Babaların, 15-16 yaşındaki çocuklarını karne hediyesi olarak götürdüğü seks turizmi mekanlarına değil! Rekreasyon alanlarına (dağ yürüyüş alanları, bisiklet yolları, su sporları vb.) ihtiyacımız var…

Turizm ürünlerini yeniden tanımlamamız lazım. Casinolar showroom görünümündeki havalimanlarımızda, yani ulaşım’ın en önemli noktasında daha fazla doğal, tarihi ve kültürel güzelliklerimizi yansıtan dokunuşlar olmalı düşüncesindeyim. En azından ülkenin turizm ile ilgili bakanlığının ve sosyal medya platformlarının (adakıbrıs, visitncy).. Ülkeyi tanıyan, kültürü anlatan ara elemanlara ihtiyacımız var. Bununla ilgili Turizm okulları (liseler, üniversiteler), eğitimle ilgilenen bakanlık, turizm bakanlığının kapısını çalarak derhal çalışma yapmalıdır. Yok olmaya yüz tutmuş bazı ürünleriyle, aynı zenginlikteki mutfağımızı sadece tanıtım videolarında değil, konaklama sektöründeki büfelerde de görmeliyiz.

Zengin bir gastronomik yapıya ve ülkemizde üretim yapacak patates, üzüm, zeytin, narenciye, süt ürünleri, otlar, diğer sebze ve meyve (çoğu markalaşmış) ürünlerine sahibiz.. Üreticinin kazanması ancak bu bilinçle mümkün..

Turizm; insan onurunu, kültürü ve doğayı koruyarak büyümeli. Kadının bir turizm ürünü olarak değil, toplumu güzelleştiren, değer katan bireyler olarak var olduğu bir turizm anlayışı mümkün.

Birkaç hafta önce ismini paylaşmayacağım, kulüp odasında ölü bulunan Anastasia’nın yerinde annemiz, kız kardeşimiz olsa tepkimiz ne olurdu?

Bize ne oldu?

Son 20-30 yılda bu ülkenin güvenlik yapısı nasıl bu kadar bozuldu. Ne hayvanlar, ne insanlar, ne doğa güvende değildir…

Kalıcı bir dönüşüm için cesur olmak gerek. Konuşmak gerek, tartışmak ve daha iyi bir geleceği hayal etmek gerek..

Bazı şeyleri değiştirmek gerek..

Benzer Haberler

Başa dön tuşu