
Hangimizin normal, hangimizin engelli olduğuna kim karar veriyor?
Aslında tüm mesele tam da bu soruda saklı.. Eğer dostum Besim ‘engelli’ ise, ben herhalde hayat enerjisi bitik biriyim…
Çünkü onun hayata karşı gösterdiği güç, üretkenlik, sosyallik ve mücadele azmi, çoğumuzun sahip olmadığı kadar yüksek..
Doğuştan kullanmak zorunda olduğu tekerlekli sandalyesine rağmen bilgisayar mühendisliğini başarıyla bitiren (yanındaki kişiye bilgisayarı kurdurabilecek düzeyde olan), kendi uğraşlarını yaratan, hayata sıkıca tutunan bir insan Besim.. Ve elbette burada güçlü anne ve babasının desteğini de unutmamak gerekiyor. Onlar, engelleri aşan yolun gerçek rehberleri.. Benim nazarımda ‘engelsiz birey’ tanımının en iyi karşılığı Besim’dir. Onu tanımak, ondan öğrenmek ve turizmde erişilebilirlik adına birinci ağızdan bilgi edinmek benim için büyük bir şanstır.. Çünkü gerçek farkındalık, sahadaki deneyimle başlar ve Besim ile tanışmasaydım bugün erişilebilirlikle ilgili tek kelam edemezdim..
Dört ana kısımdan oluşan: konaklama, ulaşım, yiyecek-içecek ve eğlence, turizm sektöründe ne yazık ki bunların çoğunda erişilebilirlik hâlâ yetersiz ve ne yazık ki biraz da umursamaz bir tabloyla karşı karşıyayız. Oysa günümüzde defalarca farklı dönemlerde paylaştığım en temel ‘engelsiz turizm’ eğitimini bile almak, en azından bir işletmeye engelli bireylerin her an gelebileceği bilinciyle hazır olmak artık bir lütuf değil, zorunluluktur..
Eğitim sadece okullardan alınmaz; aile terbiyesi, topluma duyulan saygı ve yaşadığımız çevreye faydalı bir birey olma bilinci en büyük eğitimdir. Diplomalar insanı her konuda ‘bilgili’ yapamaz; ama empati sahibi olmak, fark etmek ve fark yaratmak kişiyi olgunlaştırır..
Ortopedik Özürlüler Derneği Başkanı Dr. Günay Kibrit abim ile bu konularda sürekli istişare hâlindeyiz. Derslerimde öğrencilerime erişilebilirliğin önemini somut örneklerle aktarabilmek için sahadaki deneyimlerle kendimi beslemeye devam ediyorum. Çünkü bir gün hepimizin ya da yakınlarımızın bir engel durumuyla karşılaşabileceğini ve en azından hepimizin yaşlanacağı gerçeğini unutmamalıyız.. Ucu bize dokunmadan önce idrak etmek, işte gerçek bilinç budur..
Unutmamak gereken tek cümle.. “Sevgi her engeli aşar.” Ama sevginin yanında farkındalık, doğru altyapı, erişilebilir mekânlar ve toplumsal duyarlılık varsa ancak engeller aşılabilir.. Daha önce kaleme aldığım “Erişilebilir Turizm Konsepti vs. ‘Başımın Üstünde Yerin Var’ Deyimi” başlıklı yazımda konuyu detaylı bir şekilde değerlendirmiştim..
Bugün Besim’in güçlü duruşu ve örnek kişiliği, hepimize ilham olmalıdır.. Normal olan bedenlerimiz değil; normal olan tavrımız, yaklaşımımız, saygımız ve sevgimizdir.. Engel sandığımız şeyler aslında bizim bakış açılarımızdır.. Besim gibi insanlar ise bu bakış açısını değiştiren en kıymetli öğretmenlerdir..
















