BölgelerGirneKıbrısManşetToplum

Avukat Ahmet S. Sayın’ndan Tepki: “Beni Gerilla Savaşına Zorlamayın!”

20 yıllık hukukçu Ahmet Said Sayın, sosyal medya hesabından yaptığı sert açıklamada, kamuya ait sahillerin özel şirketlere devredilmesine karşı sert tepki gösterdi. “Beni hukuktan çıkmaya zorlamayın. Gerilla savaşına sokmayın,” ifadelerini kullanan Sayın, sahillerin halkın kullanımına açık kalması gerektiğini vurguladı.

Sayın’ın açıklamasını haberleştir:

BENİ GERİLLA SAVAŞINA ZORLAMAYIN!

Girne Belediyesi ve Şehir Plancıları Odası arasında ve henüz askıda bulunan dava hakkında yorum yapmayacağım çünkü yasa gereği bu tip yorumlar yasaklanmıştır. Sebebi ise, davayı dinleyecek olan yargıcın veya heyetin stres ve etki altına girmesini önlemektir. 20 yıllık bir hukukçu olarak bu ilkeye saygı duyuyor ve herkesi de bu yasal duruma saygı duymaya davet ediyorum. Bırakalım yargı davayı dinlesin ve kararını versin. Ben, davayı dinleyecek yargıç veya yargıçların en tarafsız kararı vereceğini düşünmekteyim.

Ben size aynı yerden kaynaklanan ancak başka bir konudan bahsetmek istiyorum. Bu fotoğrafın güneyinde, yani üst başında, “Çukur Tarla” olarak bilinen mevkide temeli aylardır kazılan büyük bir otel inşaatı başlamıştır. Edindiğim bilgilere göre, bu oteli inşa eden hatırlı şirket kuzeyde bulunan sahili, Tavşan Tepesi veya Deniz Şehitliği ve Karakız Otoparkı isimli kamuya ait mevkileri ele geçirmeye çalışmaktadır. Bu yönde kaymakamlığa ve İçişleri Bakanlığına başvurular yapıldığı yorumları kulağımıza gelmektedir.

Kıyılara ve Sahillere Erişim konusunda en yakın arkadaşlarımdan biri olan bir meslektaşımla daha önceden davalar açmış biriyim. Bu konuda hukuken her şey yapılmış, Anayasa Mahkemesinden karar çıkmıştır. İkame edilen davalar hukuk tekniği anlamında şahsi görünümlü olsa da kamusal maksatlıydı ve yurttaş olsun veya olmasın, herkesin sahillere bedava erişimini sağlamaya yönelikti. Geçtiğimiz on yıla yayılan bu uğraşlar sadece şahsımızla bağlı değil, siyasal mücadele içinde olan başka arkadaşlarımızın da büyük gayretleri bulunmaktaydı. Doğrusu bu hak arayışı, 1975 yılına kadar uzanmaktadır.

Tüm başarımıza ve halkta anayasanın 38. maddesi altında bağışladığı kıyı ve sahillere serbest ulaşım hakkı konusunda bir bilinçlenme oluşmasına karşın, uygulamada, özellikle Girne kazasında bulunan otel ve/veya otellerin gasp ettikleri sahillere halen insanlarımızı almadıkları, para ödemeyenin giremediğini, ayrıma uğradıklarını halen gözlemlemekteyiz.

Hukuk yolu tükenmiş, buna karşın gasp sürmektedir. Merkez ve yerel idareler ise mahkeme kararını doğru düzgün uygulamamaktadır. Bu zaman olmuş, halen insanlar sahillerin dışına kurulan barikatlardan geri çevrilmektedir. Peki, Girne’nin son kalan bu kıyısı da, yukarıda bahsedilen hatırlı şirkete uzun vadeli kiralama adına altında “bahşedilirse” ne olacaktır? Olacağı belli, buralardan kovulacağız.

Hukuk mücadelesi vermiş olan biri olarak beni hukuktan çıkmaya zorlamayın. Gerilla savaşına sokmayın. Şayet böyle bir şey olursa, açıkça duyuruyorum kendi çapımda savaşmadan buraları terk etmem. Neden diyeceksiniz? Cevap çok basit. Benim gençlik yıllarım buralarda geçti, babamın gençliği buralarda geçti. Dedemin ve muhtemelen onun da dedesinin gençliği, ömrü buralarda geçti. Osmanlılara, muhtemelen Venedik, Ceneviz, Roma zamanına kadar uzanan soyumun gençliği ve tüm ömrü buralarda geçti. Bizden sonraki nesiller de bu kamusal alandan yararlanmalıdır. Uyruğu ne olursa olsun. Sizler ise, kim olursanız olun, dağdan gelip bağdakini kovamazsınız.

Ahmet S. Sayın

Benzer Haberler

Başa dön tuşu