ÇevreGündemKıbrısManşetSağlıkToplum

Konuşma Sesi Bozuklukları

Çocukların, konuşmayı öğrenmeleri bir süreci gerektirir. Çocuklar, bu süreç içerisinde yaşları ile uyumlu olacak şekilde sesleri doğru üretmeye başlarlar.

Konuşma sesi bozuklukları (KSB), çocuklarda konuşma sesleri üretmede yaşanan zorlukları tanımlamaktadır. İletişim bozuklukları arasında en sık gözlenen bozuklardan biri, konuşma sesi bozukluklarıdır. Çocuklarda görülme sıklığı okul öncesi dönem için her yüz çocuğun 10-15’inde iken okul çağı çocuklarda %6’lara inmektedir. Konuşma sesi bozukluğunun çoğunluğunu erkekler oluşturmaktadır.  Bozukluğunun ortaya çıkması ve kendiliğinden iyileşmemesine neden olan faktörler cinsiyet, motor becerilerin gelişimi, konuşma seslerine algı, dil öncesi seslemelerin gelişimi (Örneğin; babıldamalar, ba-ba,de-de hece tekrarları), annenin eğitim seviyesi, sosyo-kültürel çevre, bilişsel beceriler, ailede dil ve konuşma bozukluklarına yatkınlık ve nörobiyolojik faktörler yer almaktadır. Belirtilen bu faktörlerin hangisinin ne kadar etkilediği ise kesin olarak bilinmemektedir.

Ses üretimi, kazanılması gereken yaşta kazanılmayıp, yanlış üretim devam ediyorsa konuşma sesi bozukluğu açısından takip edilmesi gerekebilir.

Artikülasyon bozukluğu ve fonolojik bozukluk, konuşma sesi bozukluklarıdır.

Artikülasyon Bozukluğu

Artikülasyon konuşma seslerinin üretiminin motor hareketlerini içerir. Artikülasyon sorunları, çocuğun belirli sesleri üretmekte güçlük çekmesi veya sesleri yanlış üretmesidir. Artikülasyon bozukluğunda birey konuştuğu dile ait bazı sesleri uygun şekilde üretemez; bu da konuşmanın başkaları tarafından anlaşılmasını etkiler. Örneğin /arı/ yerine demesi gibi. Artikülasyon problemleri konuşmanın şekillendiği artikülatör bölgelerdeki anatomik-fizyolojik yetersizliklere dil, diş ve dudaklarda hafif derecedeki yapısal farklılıklar, dudak-damak yarıklığı gibi yapısal bir aykırılık, işitme engeli, dizartri gibi nörolojik kaynaklı problemler, oral kas sisteminin veya motor planlama sisteminin nörofizyolojik işlevinin bir şekilde aksaması sonucuna bağlı olarak gelişebildiği gibi her hangi bir yetersizlik olmaksızın yanlış öğrenmelere bağlı olarak da görülebilir. Ayrıca zeka engeli ya da psikolojik sorunlar, artikülasyon bozukluğuna eşlik edebilir.

Artikülasyon bozukluğunda; tek tek seslerin üretiminde sorunlar görülür (ör: /r/ yerine /y/, /ş/ yerine /s/, /k/ yerine /t/ söylemek gibi). Söylenmesinde yanlışlıkların en sık yapıldığı sesler yaşla düzelmesi beklenen seslerdir. Bunlar (l,r,s,z,ş,j,c,ç) sesleridir. Artikülasyon bozukluğunda çocukların konuşmasındaki hatalar tutarlıdır. Bir sesi yanlış üretiyorsa bu sesi her üretiminde aynı hatayla üretir.

Artikülasyon ve fonolojik bozukluğu olan çocukların tedavisinde dil ve konuşma terapisti tarafından yapılacak test ve değerlendirmelerle çocuğun sesletemediği konuşma sesleri tespit edilir ve probleme yönelik uygun terapi programı geliştirilir.

Fonolojik (Sesbilgisel) Bozukluk:

Fonoloji, bir dilde kullanılan konuşma sesleri ve bu seslerin birleştirilmesiyle ilgili kuralları içerir. Bir dildeki en küçük ses birimlerine “fonem” adı verilir ve fonemler bir dilde anlam değişmesine neden olan en küçük birimlerdir. Örneğin “bak” sözcüğünde /b/, /a/ ve /k/ olmak üzere 3 adet fonem bulunmaktadır.

Fonolojik gelişim ise yetişkin fonolojik konuşma özelliklerini edinme anlamına gelmektedir. Fonolojik gelişim açısından çocuklar arasında belirgin bireysel farklılıklar bulunmaktadır. Fonolojik bozukluğu olan çocuklarda çeşitli konuşma seslerinin yer değiştirilmesi, düşürülmesi, sözcük öbeklerinin karışması ya da hatalı kullanımı görülmektedir. (ör: /ayakkabı/ yerine /ayapkarı/, /kitap/ yerine /kipat/ /kamyon/ yerine /kaymon/ demek gibi). Aynı zamanda, heceler ve sözcükler içindeki seslerin sıralanma ve seçilme hatalarını da içerir. Bu probleme sahip çocukların konuşmasındaki hatalar tutarsızlık gösterebilir bir kelimede bir sesi üretirken bir başka kelimede aynı sesi yanlış üretebilir. Bu nedenle fonolojik bozukluğu olan çocukların konuşmasının anlaşılması son derece güçtür.

Fonolojik bozukluğu artikülasyon bozukluğundan ayıran en önemli fark; artikülasyon bozukluğunda çocukların yanlış ürettikleri sesler ses dağarcığında yer almazken fonolojik bozukluğu olan çocuklarda sesler ses dağarcığında bulunur fakat çocuk hedef sesin yerine farklı bir ses seçer ve bunu kullanır.

Amerikan Konuşma Dili İşitme Derneği “erken fonolojik bozukluklar ile okuma, yazma, heceleme ve matematiksel yetenekler arasında ilişki olduğunu” desteklemektedir. Yani, konuşma seslerini üretmede yaşanan güçlükler çocuğun hem akademik becerilerini hem de iletişim becerilerini olumsuz etkiyebilir. Bu çocuklar anlaşılmadığının farkında olduklarında etkileşime girmekten, eğitim ortamlarında söz almaktan kaçınabilirler ve kaçınma yetişkinlik dönemlerine kadar etkilerini gösterebilir.

Çocukların yaşadığı ve yaşayabileceği zorlukların farkında olan ebeveynler dil ve konuşma terapistlerine erken dönemlerde başvurmalılardır. Değerlendirme sonrasında hangi seslerin hangi konumlarda üretilmesinde güçlük varsa belirlenerek, çocuğa uygun terapi oturumları düzenlenecektir. Terapistin, ebeveyni bilgilendirmesiyle evde yapılacak çalışmalarla çocuk hedef sesi doğru şekilde sosyal hayatında kullanmaya başlayacaktır.

Benzer Haberler

Başa dön tuşu