
Herkese merhabalar…
Bu ayki yazımda sizlere özellikle ülkemizin astrolojik yolculuğundan bahsetmek istedim. Bildiğiniz gibi, sadece bireylerin değil, ülkelerin de bir doğum haritası vardır.
Gökyüzündeki her hareket, bu haritalarla temas ettiğinde ülkelerin kimliğinde, kararlarında ve toplumsal enerjisinde dalgalanmalar yaratır.
Mayıs ayı boyunca KKTC’nin gökyüzüyle teması oldukça dikkat çekici olacak.
Ülkemiz bir Akrep burcu ve 12 Mayıs’ta yaşayacağımız Akrep Dolunayı, ülkemizin Güneşi ile kavuşumda olacak ve oldukça etkili olacak.
Ülkenin kimliği, meclis çalışmaları, toplumsal beklentiler ve halkın ortak sesi daha görünür hale gelecek. Üstü örtülü kalmış konuların ortaya çıkması, geçmişten gelen meselelerin yeniden gündeme taşınması da çok mümkün.
Dolunay döneminde Merkür ile Plüton arasında sert bir açı olacak.
Bu açı, iletişimde güç savaşlarını, fikir çatışmalarını ve manipülasyon girişimlerini tetikleyebilir. Çok keskin sözler, yıkıcı konuşmalar, meclis tartışmaları, krizler oldukça olası görünüyor. Sabırsızlık ve agresif çıkışlar da çok görünür olacaktır.
Bu yüzden özellikle yöneticiler, basın ve toplum liderleri çok dikkatli olmalı.
Söylenen her söz büyüteç altında olacak ve yanlış anlaşılmalar hızla krize dönüşebilecek.
Mayıs ayının ortasında, 18 Mayıs’ta Güneş ile Uranüs, Boğa burcunda kavuşacak.
Bu kavuşum, toprak ve ekonomiyle ilgili hiç beklenmedik gelişmelere açık bir zemin yaratıyor. Uranüs doğası gereği ani olayları temsil eder.
Boğa burcu ise toprağı ve fiziksel güvenliği simgeler.
Bu nedenle 18 Mayıs civarında dünyada ve bölgemizde toprak hareketlerine, deprem gibi doğa olaylarına açık bir dönemden geçeceğiz.
Ayrıca, ülkemizdeki genç nüfus, eğitim kurumları, sosyal hayat ve eğlence hayatıyla ilgili alanlarda aniden ortaya çıkabilecek olaylarla karşılaşabiliriz.
Toplu etkinlikler, eğitim alanları ve gençleri ilgilendiren konularda güvenlik önlemlerinin bu dönemde daha hassas şekilde ele alınması gerekebilir.
Ülke içinde küçük bir iletişim krizinin büyüyerek ciddi toplumsal gerginliklere yol açmaması için sağduyulu bir dil kullanmamız gerekiyor.
Özellikle sosyal medyada hızla yayılan bilgi kirliliğine karşı dikkatli olunmalı.
Mayıs ayının ardından, 2026 yılının özellikle bir ön fragmanını yaşayacağımız yaz aylarında; topraklar, millî kimlik, halkın aidiyet duygusu, iç güvenlik, köklerimiz, geçmiş yaşantılar, sınırlarımız ve yerleşme konularında ciddi sınavlar kapıda.
Satürn, gerçekleri yüzümüze vuran bir öğretmendir. Neptün ise bulanıklaştırır.
Bu iki gezegen birlikte, ülkemizin vatan duygusunu, sınırlarını ve toprakla olan bağını yeniden tanımlamaya geliyor.
Hayal ile gerçek arasındaki çizgiyi netleştirmek, kendi kimliğimizi sağlam temeller üzerine kurmak; ülke olarak bu dönemde en büyük sınavımız ve görevimiz olacak.
Gökyüzü yolumuzu aydınlatsın…













