ManşetÖzel Haber

Genç Oyuncu Neyra Kayabaşı

Oyunculuk kariyerine Türkiye’de devam etmeyi başaran, Neyra Kayabaşı’ya Girneli gazetesi olarak merak ettiklerimizi sorduk ve çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

1- Neyra Kayabaşı Kimdir? Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

23 Ekim 1993 Girne doğumluyum. Çocukluğum Bellapais’te geçti. Her Kıbrıslı çocuğun yaşadığı doğallıkta ve keyifle büyüdüm. İlköğretim ve ortaokul hayatımı Kıbrıs’ta tamamladıktan sonra, 2011 yılında Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi Oyunculuk Bölümü’nü kazandım. 2015 yılında mezun oldum ve aktif olarak oyunculuk hayatıma devam ediyorum.

2- Bu mesleği seçmenizde ki amaç nedir?

Çoğunlukla sebep sonuç ilişkisi yüzünden diyebilirim çünkü neden yaptığımı en az sorguladığım seçimim bu, tabi şans faktörünü de pas geçmemek lazım. Sonuçta kendimi bildim bileli rahat bir aile ortamından geliyorum ve özellikle de “Rahmetli büyükbabam sağ olsun” ki bunu tırnak içinde söylemek zorundayım, kendisi son derece eğlenceli bir hikâye anlatıcısıydı. Hatta 1974’ten önce Tatlısu’da sineması da vardı. Bu yüzden oyunculuktan başka bir şey düşünemiyordum. Neticede hayata müdahalenin en kestirme yolu hayatta kalmak ve bence psikolojik olarak kendini ifade etmekten daha temel bir ihtiyaç yok gibi.

3- Bu mesleği seçerken ailenizin tepkisinden bizlere bahsedebilir misiniz?

Konservatuvara başlamadan da başladıktan sonraki yıllarda da özellikle annem beni her anlamda destekledi ve itici gücüm oldu.  Konservatuvarda çok yoğun çalıştığımız için eve genelde geç gidiyordum. Bu da tabi ki babamda ve abimde küçük bir stres yaşatmadı değil. Ama dört senenin sonunda beni sahnede izlediklerinde “Evet, bu çocuk bunun için buradaymış” dediler ve benim yolumun bu olduğuna inanmışlardı. Gözlerinde gördüğüm o hissi hiçbir zaman unutmayacağım. İşte o günden sonra profesyonel mesleki hayatım başladı.

4- Ne kadar süredir bu mesleği yapmaktasınız?

Beş senedir profesyonel olarak çalışıyorum. Mezun olduktan sonra üç yıl Sivas Devlet Tiyatrosu’nda,  bir yıl Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda birçok oyunda görev aldım. Daha sonra Faruk Teber’in yönettiği ATV ‘de yayınlanan Maria ve Mustafa dizisinde Nazlı karakteriyle ilk kamera önü deneyimim başlamış oldu.

5-Sizin için tiyatro ve dizi arasındaki fark nedir?

İkisi de çok farklı alanlar ama temelde oyunculuk içgüdülerle ve duygularla yapıldığından birçok yerden bir birine benziyor. Tabi ki teknik olarak farklılıklar var. Tiyatroda bir oyunu bir buçuk ay prova yapıp sahneliyoruz, haftalık dizide ise hemen çekmek gerekiyor. O yüzden çok disiplinli bir hayat gerektiğini düşünüyorum.

6- Kendinize rol model olarak aldığınız kimseler var mıdır?

Meryl Streep ve Julianne Moore diyebilirim.

7- Son olarak oyuncu olmak isteyen gençlere önerileriniz nelerdir?

Oyuncu olmak isteyen gençlere önerim; oyunculuk aslında sınırı olmayan çok keyifli ve her an olan bir yolculuk. Bir şekilde içlerinde yanan ışığı takip ederken bir yandan da sanatın diğer alanlarında da kendilerini geliştirmeleri onları besleyecektir, çünkü sanatçının çok yönlü olması gerektiğine inanıyorum.

 

Benzer Haberler

Başa dön tuşu